Van Kedisi (Turkish Van)

Van Kedisi ve onun oldukça farklı dünyasını derinlemesine irdelediğimiz bir yazıyla sizleri baş başa bırakıyoruz.

Van Kedisi
Cins Özellikleri
Adapte Olabilirlik90
Oyunculuk85
Bakım İhtiyacı60
Sıcakkanlılık85
İlgi İhtiyacı75
Konuşkanlık80
Taranma İhtiyacı40
Haraketlilik80
Kıl Dökülmesi40
Sahibine Şevkat85
Sağlık ve Dayanıklılık90
Özgürlük Düşkünlüğü60
Hayvanlarla Dostluk80
Arsızlık70
Çocuklarla Dostluk70
Zeka Seviyesi90
Yabancılarla Dostluk60
Sosyal ihtiyaçlar80
Bilgiler
  • Kökeni: Van/Türkiye
  • Diğer İsimleri: Doğu Kedisi, Türk Van, Ringtail Kedi, Rus Uzun Tüylü, Yüzen Kedi, Yüzücü Kedi
  • Yaşam Süresi: 14-19 yıl
  • Kilosu: 5-9 kg
  • Vücut Tipi: Orta
  • Tüy Uzunluğu: Kısa Tüylü, Uzun Tüylü
  • Tüy Dökme Oranı: Az Türk Döken
  • Mizaç: Enerjik, Konuşkan, Uyumlu, Sevecen, Dikkatli, Özgüvenli, Özgür Ruhlu, Zeki, Neşeli, Sadık, Oyuncu, Sosyal, Sağlıklı
  • Dostluk: Çocuk ve Evcil Hayvan Dostu
  • Benzer Cinsler: American Bobtailz, Birman Kedisi, Japanese Bobtail, Pixie Bobtail

Kediler çok özel canlılar olarak yüzyıllar öncesinden hayatımıza girmiş varlıklardır. İçlerinden bazıları hem asırlardır en yakın dostumuz olmuş hem de diğerlerinden oldukça farklı kalmışlardır. Bugün hepimizin hakkında bilgi sahibi olduğu bir kediyi anlatacağız; Van Kedisi… Van Kedisi, binlerce yıl ötelere uzanan ve efsanelere konu olan tarihi ile de bizleri büyülüyor. Antik devirlerdeki insanları da büyülemiş olacak ki birçok eserde ve kutsal mekanda ona ait figürlerle karşılaşmak mümkün. Dinler de ondan etkilenmiş olacak ki Van Kedisi’ne kutsiyet atfetmekten geri durmamış. Van Kedisi sadece muhteşem ve esrarengiz görünümüyle değil çok farklı mizacıyla da tanınan bir cins.

Binlerce yıllık mirasına rağmen dünya onu henüz yakın yüzyılda yeni yeni tanımaya başladı. Bazen Ankara Kedisi ile karıştırıldı. Van Kedisi’ne farklı isimler de verildi. Farklı varyantlarının olduğu düşünüldü. Ama nihayet ismi Van Kedisi oldu ve ayrı bir cins olarak kabul gördü. Kültürel ve bölgesel miras olarak bugün Türkiye’nin övünç ve gurur kaynağı bir tür. Van Gölü civarında yöre halkının binlerce yıllık arkadaşı olarak koruma görevini de üstlenmiş durumda. Geçmişten kalan avcı mirası bugün halen daha genlerinde kalmış olsa gerek. Göl kenarında yaşayan bir kedinin suyla haşır neşir olmaması mümkün değil. Van Kedisi de bu temasın ötesinde suyla oynamaktan aşırı haz duyuyor. Hatta ve hatta hayran hayran suya bakabiliyor. Oturup akış halindeki bir suyu izlemesi şaşılacak bir durum değil.

Tepkisini kuyruğunu sallayarak ya da yüz rengindeki kızarmayla göstermesi de kendine has bir özelliği. İki farklı renkteki gözleri ise onu daha da efsaneleştiriyor. Bu gözlerin birisi amber yeşili diğeri ise mavi olabilir. Yumuşak bembeyaz kaşmir tüyleri oldukça lüks duruyor. Van Kedisi orantısal bir güzelliğe de sahip. Dış organları genel fiziki görünümü ile orantılı. Organların birbirine uzaklıkları da belirli bir oran dahilinde. Kısacası diğer kediler uzaylıysa Van Kedisi tamamen dünyalı. Ya da onlar dünyalıysa Van Kedisi uzaylı…

Van Kedisi Kişiliği

Kediler garip mizaçları ve ilginç görünümleriyle başka dünyalardan gelmiş gibidirler. Çoğumuz onlara esprili bir dille uzaylı yaftası yapıştırırız. Van Kedisi de hayli ilginç ve kendine has mizacı ile yüzyıllar öncesinden hayatımıza girmiş bir uzaylı. Oldukça çevik ve atletik olan bu kedilerle yaşamak yoğun efor sarf ettirebilir. Oldukça güzel ve eşsiz görünümleriyle insanı büyülüyorlar. Her ne kadar aşırı hareketli ve oyuncu olsalar da narin değiller. Zarif olmaları hassas ya da hafif kediler olduğu anlamına gelmiyor. Van Kedisi oldukça hantal ve ağır bir cinstir.

Türkiye’nin Van ilinden dünyaya yayılan bu kedi geldiği yerden kaynaklı olarak suyu çok seviyor. Ortalıktan kaybolduklarında muhtemelen banyoda, lavaboda ya da tuvaletin içinde bulabilirsiniz. Sadece kendini değil oyun arkadaşlarını ve oyuncaklarını da suya davet ediyor. Van Kedisi’ni bazen saatlerce suyun akışını izlerken görürseniz şaşırmamalısınız. Eğer bu kedi suya yakın bir yerde değil ve yine ortalıktan kaybolmuşsa bu sefer yükseklere bakmalısınız. Güçlü ve uzun arka bacakları istediği yere kolayca ulaşmasını sağlıyor. Bu kedi için açılamayacak dolap ve ulaşılamayacak yükseklik neredeyse yok.

Van Kedisi ilginç mizacıyla sizleri şaşırtmaya devam edecektir. Hiçbir şey yokken bu kedi herhangi bir nesneyi aşağı atabilir ya da ortalığı birbirine katabilir. Bu durumu beceriksizlikle ya da garip espri anlayışıyla açıklayabiliriz. Sessiz ve kucak kedisi arayan kişiler için uygun bir mizaçta değildir. Oldukça sevimli bir canavar olan Van Kedisi fazlaca konuşkandır da. Fakat sesi rahatsız edici değildir.

Çoğu kedi kuş kovalarken ya da sakin sakin otururken Van Kedisi yakındaki su birikintisine ya da gölete girmeyi tercih eder. Köpekler sadakatleriyle bilinirler. Van Kedisi de sahibine sadakati ve şefkatiyle ün yapmış bir kedi cinsidir. Çoğu zaman aileden bir ya da iki kişiye bağlanmayı seçerler. Sahibini sürekli takip ederek onun işlerine dahil olmaktan geri durmazlar. Bu durum onun aşırı ilgi talep etmesiyle ilgilidir. Her ne kadar kucağa gelmeyi sevmese de ilgi arsızı demek yanlış olmaz.

Kökenleri itibariyle avcı olan ve bağımsız bir ruha sahip olan bu kedinin şefkat ve sadakat anlayışı kendi çizdiği çerçeve dahilinde olacaktır. Hayatının son dönemlerine kadar Van Kedisi oyuncu mizacını korur. Oldukça zeki ve yeni numaralar öğrenme peşindedir. Van Kedisi ile birlikte uzun yola çıkmak pek de doğru olmayacaktır. Zira yoldayken kusabilir. Van Kedisi sizi daha da şaşırtmaya devam edecektir. İstekleri gerçekleşmeyince veya huzursuz olduğunda güzel burnunun kıpkırmızı olduğunu görebilirsiniz. Böylelikle sahibine ya da yakınındakine bir mesaj vermiş olur. Aslında bu bir uyarıdır. Bazen kuyruğunu sürekli sallayarak da uyarıda bulunabilir. Ancak bu davranışın kesin olarak uyarı olup olmadığı net bir husus değildir. Herhangi bir anda da kuyruğunu boş boş sallayabilir.

Kucak kedisi olmadığını söylemiştik. Yine de sizinle beraber yatakta uyumaktan ya da kucağınızda bir müddet dinlenmekten keyif alacaktır. Van Kedisi size kendisini çok iyi ifade edecektir. Ne istediğini bilen ve bunu iletmede başarılı bir cins olarak sizi zaten yönlendirecektir. Yabancılara karşı da ön yargılı olmasa da zamanla ısınacaktır. İlk etapta alışmasına izin vermek en doğrusu olacaktır.

Van Kedisi
Van Kedisi

Çocuklar ve Evcil Hayvanlarla İletişimi

Dinamik, eğlenceli ve meraklı Van Kedisi yeni dostlar kazanmaktan geri kalmaz. Ama kendi çizdiği sınırlar içinde ve onun kurallarına tabi arkadaşları seçecektir. Sevimli haylazlar elbette çocukları da çok seviyor. Ancak kendisini anlayan kişilerle daha sıcak bağlar kuruyor. Çocuklara özel bir Van Kedisi rehberi hazırlamak iletişimlerini kolaylaştıracaktır. Van Kedisi köpeklerle de oynamayı seviyor. Kaçacak yeri olduğu zaman onlarla herhangi bir problem yaşamayacaktır. Kısacası kendisine saygı duyan canlılarla mutlu mesut yaşayıp gidiyor. Yaşlılar için bu denli hiperaktif bir kedi iyi bir arkadaş olmayacaktır.

Van Kedisi Tarihçesi

Van Kedisi antik çağlardan günümüze doğallığını korumuş bölgesel bir miras olarak karşımızda duruyor. Milattan Önce 2000 yıllına kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip. Yakın dönemde Ankara Kedisi’nin bir varyantı olarak görülmüş olsa da sonradan özgün bir cins olduğu kabul edilmiştir. Antik çağlara ait mücevherlerde ve savaş figürlerinde Van Kedisi işlemeleri görmek mümkün. Türkiye’nin Van Gölü civarında ortaya çıkan tür bölgesel miras olarak halen daha titizlikle korunmaktadır.

Van Kedisi’nin tarihçesine mitolojik kaynaklı birçok hikayeye ek olarak ilahi katkılar da dahil edilmiştir. Ağrı Dağı’na inen Nuh’un gemisinden yüzerek Van Gölü’ne ulaştığına dair bir hikaye vardır. Beyaz tüylü kediler çoğu inanç sisteminde ilahi bir hediye olarak kabul görür. Van Kedisi’ne de bu ilahi hediyenin verildiğine inanılır ve kutsal bir kedi nazarıyla da bakılır. Efsaneye göre Van Kedisi Nuh’un Gemisi’ndeyken kuyruğuna bir kapı çarptı ve onu kırmızıya dönüştürdü. Hem İslam inancında hem de yahudilikte Tanrı’nın dokunuşuyla kırmızıdan beyaza döndüğü görüşü hakimdir. Sırtındaki lekenin ise Tanrı’nın el izi olduğuna inanılır.

Van Kedisi sadece Türkiye’de değil İran, Irak, Suriye gibi bölge ülkelerde ve Rusya’da da görülebiliyor. Van Gölü civarının yazın aşırı sıcak kışın ise aşırı soğuk olması nedeniyle Van Kedisi güçlü bir fizyolojiye sahiptir. Ayrıca vücudunu saran sağlam bir kürkle kaplıdır. Mizacı da iklimden etkilenmiştir. En eski kedi ırklarından biri olarak kabul edilen Van Kedisi’nin Avrupa’ya ise ilk gelişi 1000’li yılların ilk çeyreğinde olmuştur. Van Kedisi’ni haçlı seferlerinden dönen askerlerin Avrupa’ya getirdiği bilinmektedir. Yüzyıllar boyunca tüccarlar, işgalciler ve bilim insanları tarafından ilgiye mahzar olan Van Kedisi, Doğu Kedisi, Ringtail Cat, Rus Uzun Tüylüsü ve Türk gibi isimlerle de anılmıştır.

Van Kedisinin Gözleri
Van Kedisinin Gözleri

Cinsin ilk olarak GCCF tarafından tanınması ise 1955 yılında Türkiye’nin Van iline geziye giden Laura Lushington ve Sonia Halliday isimli İngiliz vatandaşlarına Van Kedisi verilmesiyle ve bunların gayretleriyle 1969 yılında olmuştur. İngiliz yetiştirici Lydia Russell de Van Kedisi’nin tanınması için büyük gayretler sarf etmiştir. Böylelikle Avrupa’da ve Büyük Britanya’da damızlık kediler üreme programına alınmaya başlanmış ve Van Kedisi giderek daha fazla tanınmaya başlamıştır. Bölgesel bir hazine olarak kabul görülmesi, ülkede sıkı koruma altında olması ve uzun süren karantina süreçleri sebebiyle cinsin tanınması uzun yıllar almıştır.

GCCF 1969 yılında Van Kedisi için tam bir soyağacı statüsü verdi. Böylece Van Kedisi’ni daha fazla kişi tanımaya başladı. Sonraki süreçte Van Kedisi Fédération Internationale Féline (FIFe), China Cat Aficionado Association (CAA) ve Australia Cat Federation (ACF) tarafından da tanınmıştır.

Cinsin 1970’lerde Amerika’ya ulaşmasıyla birlikte popülerliği bölgesel olmaktan çıkarak dünya çapına yayılmaya başladı. 1985’te TICA ve 1994’te CFA Van Kedisi’ne şampiyonluk statüsü verdi. 1980’lere kadar Türkiye’de de tam olarak korunmamakta ve tanınmamaktaydı. Bu tarihten sonra Türk Ziraat Koleji tarafından koruma altına alınan Van Kedisi’nin günümüzde Türkiye’den ihracı yasaklanmıştır. Dünya üzerinde herhangi bir bölgeye giden kedilerin çoğu Avrupa kaynaklıdır.

Van Kedisi Fiziksel Özellikleri

Kısa boyunlu, iri gövdeli ve hantal kedilerdir. Van Kedisi kendine has eşsiz bir güzelliktedir. Beyaz kaşmir tüyleri ve iki renkli gözleri kendisine hayran bırakır. Birçok kedi cinsinde görülen yünlü astar Van Kedisi’nde yoktur. Bazı fiziksel görünümlerde farklılıklar olması sebebiyle iki tür Van Kedisi mevcuttur; Van Kedisi ve Türk Van. İki cins arasındaki ayrımları bu bölümün farklı başlıklarında açıklamaya çalışacağız. Ancak her ikisini de Türk Van’ı olarak görebilirsiniz. Cins artık Van Kedisi olarak kabul görmüştür.

Yüz ve Kafa Yapısı

Kaslı bir boyunla vücuda bağlanan iri vücutla orantılı bir kafası vardır. Yüz hatları nazik şekilde oluşmuştur. Baş orta büyüklükte bir burun beraberinde yuvarlak ve vücutla orantılı şekilde bir ağız içerir. Kafanın profilden bakıldığında üçgen görünümü vardır. Üçgen burun, çene ve alının birleşiminden oluşur. Üçgenin burun ve çene kısmı, burun ve alın kısmından daha kısadır. Yani alından burun ucuna doğru sivrilen düz bir çizgi mevcuttur. Üçgenin bir ayağı olarak kabul edilebilir olsa da burun çene hattı yuvarlakça görünür. Van Kedisi’nin burnu ve kulakları bariz şekilde pembe renkle bezenmiştir. Kedi o kadar beyazdır ki göz çevresindeki pembe oval çerçeve de belli olmaktadır.

Vücut hatlarıyla ve büyüklüğüyle orantılı şekilde tabandan uca doğru sivrilen orta büyüklükte kulakları vardır. Kulakların dış hattı düz şekildedir. İki kulak arası mesafe oldukça geniştir. Bu genişlik yaş ilerledikçe daha da artar ve normal seviyesine ulaşır. Sivri kulakların uç kısmı ise hafif şekilde yuvarlaktır. Yan profilden bakıldığında kulaklar biraz öne doğru yatıktır.

Van Kedisi orantılı bir cinstir. Yani fiziksel görünümüne bakıldığında garipsenecek bir durum gözlemleyemezsiniz. Aksine estetik bir görüntüsü vardır. Gözlerden kulakların dış kısma çıkan tabanları ile olan mesafe ile burun ucuna olan mesafe aynıdır. Alından burun ucuna uzanan dışa doğru düz çizgiyle eş güdümlü olarak gözler de hafifçe bu eksende eğimlidir.  Van Kedisi’nin gözleri kehribar veya altın rengindedir. Van Kedisi için en mühim hususlardan bir tanesi gözleridir. Gözlerin bir tanesi kehribar(amber-yeşil) bir diğeri ise mavidir. Bu Van Kedisi’nin ayırt edici temel özelliklerindendir. Türk Van’ı ise mavi, akuamarin, altın ya da dikroik olabilir.

Van Kedisi Yavrusu
Van Kedisi Yavrusu

Vücut Yapısı

Van Kedisi 3-5 yıl arası bir sürede tam olarak olgunluğa erişir. Sağlam, geniş vücudu iri kemiklerle ve güçlü kas sistemiyle desteklenir. Omuzlar en az başla aynı oranda geniş olmalıdır. Omuzdan sağrıya uzanan yuvarlak göğüs, güçlü ve kaslı kalçalarla son bulur. Arka bacakları ön bacaklarına nazaran daha uzundur. Bacaklar da vücuda uyumlu şekilde kaslı ve orta uzunluktadır. Kuyruk ve ayaklar da aynı şekilde orta büyüklükte ve vücutla orantılıdır. Van Kedisi için fiziksel görünüm itibariyle genel bir denge halinden bahsetmek isabet olacaktır. Yuvarlak sevimli ayaklardaki patilerin araları tüylerle doldurulmuştur. Patileri burun ve kulaklardaki gibi pembedir. Yarı uzun kabul edebileceğimiz tüy uzunluğuna sahip kürkle uyumlu şekilde kuyruk da tüyle kaplıdır.

Tüy Çeşitleri

Van Kedisi kaşmir benzeri bir dokuda, oldukça yumuşak ve astarsız kürke sahiptir. Daha önce mizacında da bahsettiğimiz üzere bu kedi nev-i şahsına münhasır bir cins. İşte bu durum kürkü için de geçerli. Van Kedisi’nin tüyleri yazları daha kısadır. Hatta kısa tüylü diyebileceğimiz kadar kısadır. Kış aylarında ise Van Kedisi’nin tüyleri daha uzun, sıkı ve kalındır. Elbette bu durumun oluşmasında coğrafi şartlar etkili olmuştur. Türkiye’nin Van Bölgesi yaz aylarında aşırı sıcak kış aylarında ise dondurucu derecede soğuktur. Van Kedisi de bu iklime uyum sağlayabilmek için kürkünü tıpkı kutuplardaki canlılar gibi değiştirmektedir. Kulaklar, bacaklar, ayaklar, kuyruk ve karın bölgelerinde tüy uzunluğu diğer bölgelere kıyasla daha uzundur.

Van Kedisi oldukça ender bir türdür. Tamamen beyaz olan varyant Beyaz Türk Van olarak da isimlendirilir. Baş ve kuyruk bölgelerindeki lekelerle bu tür her zaman çok değerli olmuştur. Beyaz Van Kedisinin ihracı kısıtlamalara tabidir ve oldukça zordur. Türk Van’ına renkleri dışında her yönden benzeştir. Van Kedisi  düz, tekir, iki renkli, üç renkli, çizgili desenlere sahip kürklerle kaplı olabilir. CFA’da kabul görmüş birçok desen ve renk mevcuttur. Renkler arasında kırmızı, krem, siyah ve mavi bulunur. Tekir desenli kürkler ise kırmızı, krem, kahverengi ve mavi olmalıdır. Bunlar haricinde kaplumbağa kabuğu, seyreltik kaplumbağa kabuğu, kahverengi yamalı tekir ve mavi yamalı tekir gibi çeşitli kaplumbağa kabuğu renkleri ve diğer Van Kedisi renklerinden oluşan çok renkli kediler de mevcuttur.

Ağırlığı ve Boyutları

Erkekleri dişilerinden daha büyük boyutlu ve daha kaslıdır. Van Kedisi 5 kg’den 9 kg ağırlığa kadar ulaşabilir. Orta boyutlarda kabul edilse de Van Kedisi büyük boyutlu kedilere yakındır. Erkek Van Kedisi 9 kilograma kadar ulaşabilirken dişi kediler ancak 6 kilogram ağırlığa ulaşabilirler.

Yavrusu

Yavru kediler olgun kedilere oranla daha az gelişmiş kürkle kaplıdırlar. 2-3 yaşına gelene kadar kürk tam uzunluğuna ulaşamaz. Yavru kedinin tam boyutlara ulaşmış bir Van Kedisi olması için en az 3-5 yıl arası sürenin geçmesi gerekmektedir.

Van Kedisi Sokak Kedisi
Van Kedisi Sokak Kedisi

Van Kedisi Bakımı

Van Kedisi’nin bakımı göründüğünden kolaydır. Zira astarsız, yumuşak, narin tüylerle kaplı kürkü vardır. Kürkü haftalık olarak fırçalamak yeterli olacaktır. Yaz aylarında Van Kedisi’nin tüyleri daha kısadır. İlkbahar aylarında kışın sahip olduğu kalın ve uzun tüyleri dökmeye başlar. Böyle dönemlerde fırçalama rutininin daha sık yapılması hem kedinin rahatlığı hem de evin temizliği için önemli olabilir.

Bakım Maliyeti

Çok özel bir tür olarak kabul gören Van Kedisi, Avrupa’da ve Amerika’da ender olarak görülür. Hatta Türkiye’nin belirli bölümü hariç nadir bir cinstir. Van Kedisi sahibi olmak oldukça zordur. Kediler yüksek kaliteli gıdalarla beslenmelidir. Ayrıca sağlıklı kalabilmeleri için yavru olduğu dönemlerde ve belli yaşlarda yapılması gereken aşılar, güçlendiriciler, takviyeler vardır. Ayrıca düzenli olarak veteriner kontrolleri de yapılmalıdır. Ender bir cins olması üzerine daha fazla titremeniz gerektiği anlamını taşıyor. Maliyetleri düşünürken bu çerçevede bir hesap yapmanızı tavsiye ederiz. Diğer önemli nokta ise zaman maliyetidir. Eğer Van Kedisi ile yeterince alakadar olamayacaksanız hem onun psikolojisini hem de kendi sağlığınızı riske atmış olursunuz. Evcil hayvan sahiplenmek bir bebek sahibi olmak kadar dikkatli kalmayı gerektirir.

Beslenme

Van Kedisi yaşına uygun bir diyet programı ile beslenmelidir. Genel olarak çok hareketli ve aktif kediler oldukları için yüksek kaliteli ve protein ağırlıklı beslenmeleri gerekir. Beslenme, Van Kedisi’nin canlı ve parlak görüntüsünü koruyabilmesi için oldukça önemlidir.

Temizlik

Van Kedisi suyla oldukça iyi anlaşır. Ama bu demek değildir ki sürekli yıkanması gereklidir. Van Kedisi sık banyoya ihtiyaç duymaz. Tüyleri zaten su geçirmezdir ve onu korur. Kulaklarda, bacaklarda, ayaklarda, boynun alt kısmında ve karın boşluğunda tüyler diğer noktalara göre daha uzun olduğu için bu bölgelerin daha dikkatli ve daha fazla tımar edilmesi gerekebilir. Bunun haricinde tırnak ve diş bakımı, göz, kulak, burun ve ağız gibi hassas noktaların kontrolü yapılarak sağlıklı kalması sağlanmalıdır.

Van Kedisi Sağlık Durumu

Kış aylarında uzun yaz aylarında daha kısa kürke sahip olduğundan bahsetmiştik. Van, sert karasal iklimin hakim olduğu bir bölgedir. Yaz aylarında ve kış aylarında olağanüstü hava şartları görülür. Van Kedisi kürkünü bu ortama göre ayarlamaktadır. Güçlü, kaslı, sağlam ve iri kemiklidir. Son derece aktif ve oyuncu bir türdür. Bütün bunlar onun sağlıklı bir kedi olmasını destekler niteliktedir. Yüzyıllar boyunca doğal bir cins olarak kalması ve soyağacında başka türlerin yer almaması ona koruyucu bir kalkan oluşturuyor.

Sağlık Sorunları

Van Kedisi için bilinen kalıtsal bir hastalık henüz yoktur. Kabul edebileceğimiz tek sağlık problemi olarak obezite gösterilebilir. Ancak bu rahatsızlık, yatkınlıktan ziyade dikkat edilmesi gerekli bir husustur. Diğer tüm kedi ırklarında olduğu gibi ağız ve diş kaynaklı rahatsızlıklarla karşılaşmak mümkündür.

Yaşam Süresi

Mizaç, kalıtsal herhangi bir rahatsızlığın tespit edilmemiş olması ve fizyolojisi yaşam süresinin uzun olmasına katkı sunuyor. Bilinen en sağlıklı kedi ırklarından biri olarak kabul gören Van Kedisi 19 yıla kadar varan yaşam süresine sahip olabilir.


Bir kedi sizi ne kadar şaşırtabilir? İşte bu yazıda bunu anlamış olabilirsiniz. Zira mizacı, doğası, fiziksel görünümü derken her şeyiyle çok farklı bir kediyi sizlere anlatmaya çalıştık. Van Kedisi sahip olduğu tarihsel ve kültürel mirasın yanı sıra mental ve fiziksel olarak da çok farklı bir tür olduğunu sanıyorum ki sizlere gösterdi.

Yazımızda Van Kedisi ile ilgili tüm detaylı bilgileri tarihçe, kişilik, sağlık, bakım, dış görünüş gibi başlıklar altında izah etmeye çalıştık. Eğer siz de bir Van Kedisi sahibi olmak istiyorsanız ya da bu sevimli yaratıkla birlikte yaşıyorsanız okurlarımızın daha fazla bilgi sahibi olması için yorumlar kısmında bize destek verebilirsiniz. Ayrıca gözlemlediğiniz davranışlardan bazıları bugüne kadar hiç görülmemiş olabilir. Bu da Van Kedisi ile ilgili yeni bir bilgiyi daha kedisever dostlarımıza iletmemize yardımcı olacaktır.

İlgili & Yardımcı Kaynaklar

Yazan:
Musab Söyler
Birçok uluslararası kuruluşa ait çalışmalar ve kaynaklar üzerinde yaptığım araştırmalar neticesinde kedicinsi.com okurları için kedi cinsleri ile ilgili güncel ve en doğru bilgiyi aktarmaya çalışıyorum. Takipçilerimizin bizlere ulaştırdığı geri dönüşlerle daha kaliteli ve doğru makaleler ortaya koyma gayretindeyim. Siz kıymetli kediseverlerin yapacağı yorumlarla daha kapsamlı ve kaliteli çalışmalara imza atabileceğimi düşünüyorum. Bu yüzden yorumlarınızı ve tavsiyelerinizi bekliyorum.
Bir yorum yazmaya ne dersin?